HADİS VE SÜNNET HAKKINDA KLASİK VE ÇAĞDAŞ ALİM GÖRÜŞLERİNİN ANALİZİ

Ahmet Selçuk Pirhanoglu

En sevdiğiniz 5 meyveyi belirtin.

HADİS VE SÜNNET HAKKINDA KLASİK VE ÇAĞDAŞ ALİM GÖRÜŞLERİNİN ANALİZİ

GİRİŞ

İslam düşünce tarihinde hadis ve sünnetin konumu, bağlayıcılığı ve güvenilirliği meselesi, erken dönemlerden günümüze kadar süregelen önemli tartışma konularından biri olmuştur. Bu çalışmada, hadis rivayetlerindeki çelişkiler ve Kur’an’a aykırılık iddiaları çerçevesinde, klasik dönem alimleri ile çağdaş düşünürlerin görüşleri analiz edilecek, konuyla ilgili temel tartışma başlıkları ele alınacaktır.


BÖLÜM I: HADİS RİVAYETLERİNDEKİ ÇELİŞKİ VE TUTARSIZLIKLAR

1.1. Uğursuzluk Anlayışındaki Çelişkiler

Hadis literatüründe uğursuzluk konusunda birbiriyle çelişen rivayetler bulunmaktadır. Bir tarafta İslam’da uğursuzluk olmadığını belirten rivayetler varken, diğer tarafta Peygamber’e atfedilen bazı hadislerde evde, kadında ve atta uğursuzluk bulunabileceği ifade edilmektedir. Buhârî’nin eserinde yer alan bu çelişkili rivayetler, hadislerin sıhhati konusunda soru işaretleri doğurmaktadır.

1.2. Ayakta İdrar Yapma Konusundaki Çelişkiler

Bir rivayette Peygamber’in ayakta idrar yapmayı yasakladığı iddia edilirken, Huzeyfe’den nakledilen sahih kabul edilen bir başka rivayette bizzat Peygamber’in ayakta idrar yaptığı bildirilmektedir. Buhârî, Müslim, Ebû Dâvûd, Tirmizî ve Nesâî gibi temel hadis kaynaklarında yer alan bu rivayetler, aynı konuda farklı ve çelişkili uygulamaların Peygamber’e isnad edildiğini göstermektedir.

1.3. Yahudi Bilginiyle Diyalog Rivayetindeki Tutarsızlıklar

Müslim’in rivayet ettiği ve Sevban aracılığıyla aktarılan uzun diyalog hadisi, hem mantıksal hem de teolojik açıdan ciddi sorunlar içermektedir:

· Sırat Köprüsü’nün varlığı tartışmalıdır
· Yer ve göklerin değiştirilmesi durumunda köprünün konumu mantıksaldır
· Bir Yahudi bilginin, Muhacirlerin fakirlerinin cennete ilk gireceğini onaylaması tarihsel ve psikolojik açıdan tutarsızdır
· “Cennet Nuru”nun kesilip yiyecek olarak sunulması tasavvuru problemlidir


BÖLÜM II: BİLİMSEL VE KUR’ANİ AÇIDAN SORUNLU RİVAYETLER

2.1. Cinsiyetin Belirlenmesi Meselesi

Yahudi bilginiyle diyalog hadisinde yer alan, cinsiyetin erkek ve kadın menisinin baskınlığına göre belirlendiği yönündeki ifade, hem Kur’an’a hem de modern bilime aykırıdır:

Kur’an’daki ilgili ayetler:

· Necm Suresi 45-46: “O yarattı iki çifti: erkeği ve dişiyi, Atıldığı zaman nutfe(sperm)den.”
· Kıyâmet Suresi 37-39: “İnsan, dökülen menîden bir nutfe (sperm) değil miydi? Sonra o, alaka (embriyo) oldu da (Rabbi onu) yarattı, ona şekil verdi. Ondan iki (cinsten oluşan) çift(i); erkeği ve dişiyi var etti.”

Bu ayetlerdeki “hu” zamirinin meniye gitmesi, cinsiyetin erkekten gelen sperm tarafından belirlendiğini açıkça göstermektedir. Modern biyoloji de cinsiyetin erkek üreme hücresindeki kromozomlar tarafından belirlendiğini ortaya koymuştur.

2.2. Kertenkele Öldürme Sevabı Rivayeti

Müslim’de yer alan bir rivayete göre, kertenkeleyi öldürmenin sevap olduğu ifade edilmektedir. Oysa Kur’an, haksız yere bir canlıyı öldürmenin büyük bir günah olduğunu belirtir (Maide Suresi, 96. ayet). Bu ayette, hayvanların da Allah’ın huzurunda toplanacağı hatırlatılarak, canlılara karşı sorumluluk bilinci vurgulanmaktadır.

2.3. Nikâh Öncesi Mahrem Yerlere Bakma İzni

Ebû Dâvûd ve Beyhakî’de yer alan bir rivayette, erkeğin evleneceği kadının kendisini evlenmeye yönelten organlarına bakması tavsiye edilmektedir. Bu rivayet:

  1. Kur’an’a aykırıdır: Nur Suresi 31. ayet, müminlere gözlerini haramdan sakınmalarını emretmektedir.
  2. Toplumsal düzene aykırıdır: Gizlice bir kadının mahrem yerlerine bakmak, toplumda cinayetlere varabilecek sorunlara yol açabilir.
  3. Diğer rivayetlerle çelişmektedir: Abdullah ibn Amr ibn Âs’tan aktarılan başka bir rivayette, evlendirilen cariye, köle veya ücretlinin avretine bakılmaması emredilirken, aynı rivayet mantığıyla köle veya işçinin avretine bakılabileceği gibi bir anlam çıkmaktadır ki bu da ayrı bir problemdir.

2.4. Kaba Üfleme Konusundaki Çelişkiler

Ebu Katâde’den gelen bir rivayette yemeğin sıcaklığını gidermek için kaba üflemek yasaklanırken, Enes’ten gelen başka bir rivayette Peygamber’in kabın içine üç defa üflediği ve bunun daha sağlıklı olduğunu söylediği aktarılmaktadır. Bu iki rivayet açıkça birbiriyle çelişmektedir.


BÖLÜM III: KLASİK ALİMLERİN HADİS ANLAYIŞI

3.1. Hadislerin Bağlayıcılığı Konusundaki Klasik Görüş

Klasik dönem İslam alimlerinin büyük çoğunluğu, sahih hadislerin dinin ikinci kaynağı olduğu ve bağlayıcılık taşıdığı konusunda görüş birliği içindedir. İmam Şafii (ö. 820), er-Risale adlı eserinde sünnetin Kur’an’ı açıklayıcı rolünü vurgulamış ve hadislerin hüküm koyma yetkisini sistemleştirmiştir.

3.2. Klasik Alimlerin Hadis Tenkit Yöntemleri

Klasik dönem muhaddisleri, hadislerin sıhhatini belirlemek için geliştirdikleri cerh ve ta’dil ilmiyle, rivayetleri senet ve metin açısından incelemişlerdir. Buhârî, Müslim, Ebû Dâvûd, Tirmizî, Nesâî ve İbn Mâce gibi muhaddisler, hadisleri toplarken belirli kriterler uygulamışlardır.

Ancak klasik dönem alimlerinin hadis tenkit yöntemleri, daha çok sened tenkidine odaklanmış, metin tenkidi ikinci planda kalmıştır. Bu durum, bazı rivayetlerin içerik açısından sorunlu olmasına rağmen sahih kabul edilmesine yol açmıştır.

3.3. Klasik Alimlerin Çelişkili Rivayetleri Çözüm Yöntemleri

Klasik alimler, çelişkili görünen hadisleri şu yöntemlerle çözmeye çalışmışlardır:

· Cem’ ve telif: Farklı rivayetleri uzlaştırma
· Nesih: Bir rivayetin diğerini yürürlükten kaldırdığını kabul etme
· Tercîh: Rivayetlerden birini diğerine üstün tutma
· Tevakkuf: Kesin hüküm vermekten kaçınma


BÖLÜM IV: ÇAĞDAŞ ALİMLERİN HADİS ANLAYIŞI

4.1. Hadislerin Kur’an’a Arzı Görüşü

Çağdaş dönemde birçok İslam alimi, hadislerin sıhhatini belirlemede Kur’an’a arz yöntemini ön plana çıkarmıştır. Bu görüşe göre, Kur’an’a aykırı olan hiçbir hadis, sahih bile olsa kabul edilemez.

Bu görüşü savunan önemli çağdaş alimler:

· Muhammed Abduh (1849-1905)
· Reşid Rıza (1865-1935)
· Mahmud Ebu Reyye (1889-1970)
· Muhammed el-Gazali (1917-1996)
· Yusuf el-Karadavi (1926-2022)

4.2. Hadislerin Vahiy Mahiyeti Tartışması

Çağdaş alimler arasında hadislerin vahiy ürünü olup olmadığı konusunda farklı görüşler bulunmaktadır:

Gayr-ı matluv vahiy görüşü: Klasik görüşü temsil eden bu anlayışa göre, Kur’an lafzıyla birlikte vahyedilmiş (matluv vahiy), hadisler ise manası vahyedilmiş ancak lafzı Peygamber’e ait olan vahiylerdir (gayr-ı matluv vahiy). Bu görüşü savunanlar, hadislerin de dini hüküm koyma yetkisine sahip olduğunu ileri sürerler.

Eleştirel yaklaşım: Diğer tarafta, hadislerin tamamen Peygamber’in içtihadı ve yorumu olduğunu, sadece Kur’an’ın vahiy ürünü sayılması gerektiğini savunan çağdaş düşünürler bulunmaktadır. Fazlur Rahman (1919-1988), Muhammed Arkoun (1928-2010) ve Nasr Hamid Ebu Zeyd (1943-2010) gibi düşünürler bu çizgide değerlendirilebilir.

4.3. Hadislerin Tarihselliği Tartışması

Çağdaş dönemde hadislerin tarihsel bağlamı içinde değerlendirilmesi gerektiği görüşü güç kazanmıştır. Bu yaklaşıma göre, hadislerin bir kısmı dönemsel şartlara göre verilmiş hükümlerdir ve evrensel bağlayıcılıkları tartışmalıdır.

4.4. Hadis Kitaplarının Eleştirel Değerlendirmesi

Çağdaş alimlerden bazıları, Buhârî ve Müslim gibi en güvenilir kabul edilen hadis kitaplarının dahi eleştirel bir gözle yeniden değerlendirilmesi gerektiğini savunmaktadır. Mahmud Ebu Reyye, “Muhammedî Sünnetin Aydınlatılması” adlı eserinde bu konuda önemli tespitlerde bulunmuştur.


BÖLÜM V: ANALİZ VE DEĞERLENDİRME

5.1. Temel Tartışma Noktalarının Analizi

Birinci Görüş (Kur’an’a uymayan hadisler uydurmadır, kabul edilemez):

Bu görüş, yukarıda verilen örnekler açısından değerlendirildiğinde güçlü bir temele sahip görünmektedir. Cinsiyetin belirlenmesi, kertenkele öldürme sevabı, nikâh öncesi mahrem yerlere bakma izni gibi rivayetler, Kur’an’ın açık hükümleriyle çelişmektedir. Bu tür rivayetlerin sahih kabul edilen kaynaklarda yer alması, hadis tenkit metodolojisinin yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini göstermektedir.

İkinci Görüş (Hadis kitaplarında bulunan hadislerin doğru olduğu iddiası):

Klasik dönemde hakim olan bu görüş, günümüzde ciddi eleştirilere maruz kalmaktadır. Özellikle Buhârî ve Müslim gibi en güvenilir kabul edilen kaynaklarda dahi birbiriyle çelişen rivayetlerin bulunması, bu kitapların tamamının mutlak doğru kabul edilemeyeceğini göstermektedir. Ayakta idrar yapma, kaba üfleme gibi konulardaki çelişkili rivayetler, hadislerin insan unsuru taşıdığını ve eleştirel yaklaşım gerektirdiğini ortaya koymaktadır.

Üçüncü Görüş (Hadisler gayr-ı matluv vahiydir, dolayısıyla hadislerde helal-haram koyar görüşü):

Bu görüş, hadislere dini hüküm koyma yetkisi vermektedir. Ancak yukarıdaki örneklerde görüldüğü gibi, birbiriyle çelişen, bilimsel gerçeklere aykırı olan veya Kur’an’la uyuşmayan rivayetlerin vahiy ürünü olduğunu iddia etmek güçtür. Ayrıca Yahudi bilginiyle diyalog hadisinde Peygamber’in “bunları bilmiyordum, Allah bildirdi” ifadesi, bu tür problemli rivayetlerin meşrulaştırılmasına yol açmaktadır.

5.2. Metodolojik Değerlendirme

Hadislerin değerlendirilmesinde şu metodolojik ilkelerin gözetilmesi önem arz etmektedir:

  1. Kur’an merkezli değerlendirme: Kur’an’a aykırı hiçbir rivayet, senedi ne kadar güçlü olursa olsun kabul edilmemelidir.
  2. Bilimsel verilerle uyum: Evrensel bilimsel gerçeklere aykırı rivayetler yeniden değerlendirilmelidir.
  3. Tarihsel bağlam: Rivayetlerin ortaya çıktığı tarihsel ve kültürel bağlam dikkate alınmalıdır.
  4. Bütüncül yaklaşım: Rivayetler, İslam’ın temel ilkeleri ve Kur’an’ın bütünlüğü içinde değerlendirilmelidir.
  5. Çelişkilerin çözümü: Birbiriyle çelişen rivayetler karşısında, Kur’an’a ve akla uygun olan tercih edilmelidir.

5.3. Çağdaş Müslümanın Hadis Karşısındaki Konumu

Günümüz Müslümanı, hadisleri değerlendirirken şu dengeyi gözetmelidir:

· Hadisleri tamamen reddeden bir yaklaşım, İslam’ın anlaşılmasında önemli bir kaynağı devre dışı bırakmak anlamına gelir.
· Hadisleri eleştirel değerlendirmeden mutlak doğru kabul eden bir yaklaşım ise, problemli rivayetlerin dine mal edilmesine yol açar.

Bu dengenin sağlanması, klasik dönem alimlerinin geliştirdiği tenkit yöntemlerinin, çağdaş bilimsel ve düşünsel gelişmeler ışığında yeniden yorumlanmasıyla mümkün olabilir.


SONUÇ

Hadis ve sünnet konusundaki tartışmalar, İslam düşünce tarihinin en canlı ve dinamik alanlarından birini oluşturmaktadır. Klasik dönem alimlerinin hadisleri toplama, tasnif etme ve değerlendirme konusundaki çabaları takdire şayan olmakla birlikte, bu çalışmaların nihai ve mutlak doğru olduğunu söylemek mümkün değildir.

Çağdaş dönemde, hadislerin Kur’an’a arzı, tarihsellik, vahiy mahiyeti gibi konularda yapılan tartışmalar, Müslümanların dinî anlayışını zenginleştirmekte ve daha sağlam temellere oturtmasına katkı sağlamaktadır.

Bu çalışmada ele alınan örnekler, hadis rivayetlerinin eleştirel bir gözle yeniden değerlendirilmesi gerektiğini açıkça göstermektedir. Ancak bu eleştirel yaklaşım, hadisleri tamamen reddetmek değil, sahih olanı olmayandan ayırmak ve dinin temel kaynağı Kur’an’ın rehberliğinde sağlıklı bir din anlayışı geliştirmek amacını taşımalıdır.


KAYNAKÇA

Klasik Kaynaklar:

  1. Buhârî, Ebû Abdullah Muhammed b. İsmail. (ö. 256/870). el-Câmiu’s-sahîh. (Farklı bölümler: Vudu 62, 60, 61; Mezalim 27; 76/53)
  2. Müslim, Ebü’l-Hüseyin Müslim b. Haccâc. (ö. 261/875). el-Câmiu’s-sahîh. (Taharet 73, 74; Hayz 34; 146/695; C. 9/123)
  3. Ebû Dâvûd, Süleyman b. Eş’as es-Sicistânî. (ö. 275/889). es-Sünen. (Taharet 12; Nikâh 12)
  4. Tirmizî, Ebû Îsâ Muhammed b. Îsâ. (ö. 279/892). es-Sünen. (Taharet 9)
  5. Nesâî, Ebû Abdurrahman Ahmed b. Şuayb. (ö. 303/915). es-Sünen. (Taharet 24)
  6. Beyhakî, Ebû Bekir Ahmed b. Hüseyin. (ö. 458/1066). es-Sünenü’l-kübrâ. (2/226; 5/115)
  7. İbnü’l-Esîr, Mecdüddin Ebü’s-Seâdât el-Mübârek b. Muhammed. (ö. 606/1210). Câmiu’l-usûl fî ehâdîsi’r-resûl. (Tahâret, 1/3142)

Çağdaş Kaynaklar:

  1. Abduh, Muhammed. (t.y.). Tefsîru Cüz’i Amme. Kahire: Matbaatü Mısr.
  2. Ebu Reyye, Mahmud. (1996). Advâun ale’s-sünneti’l-Muhammediyye. Kahire: Dârü’l-maârif.
  3. el-Gazali, Muhammed. (1989). es-Sünnetü’n-nebeviyye beyne ehli’l-fıkh ve ehli’l-hadîs. Kahire: Dârü’s-şurûk.
  4. el-Karadavi, Yusuf. (1990). Keyfe neteâmelü mea’s-sünneti’n-nebeviyye. Kahire: Dârü’s-şurûk.
  5. Fazlur Rahman. (1984). İslam ve Çağdaşlık (çev. Alparslan Açıkgenç, M. Hayri Kırbaşoğlu). Ankara: Ankara Okulu Yayınları.
  6. Ebu Zeyd, Nasr Hamid. (1995). el-İtticâhü’l-aklî fi’t-tefsîr. Beyrut: el-Merkezü’s-sekâfiyyü’l-Arabî.
  7. Arkoun, Muhammed. (1998). Târîhiyyetü’l-fikri’l-İslâmî. Beyrut: Dârü’s-sâkî.

Yorum bırakın