Podcast Episode: Başlık: Ashab-ı Kehf Kıssasının Kur’an ve Bilim Işığında Analizi: Tarihsel, Herm

Pip: Yedi genç bir mağaraya giriyor, üç yüz dokuz yıl sonra çıkıyor — ve bu arada astronomi, arkeoloji, fizyoloji ile Carl Gustav Jung da konuya dahil oluyor.

Mara: Ahmet Selçuk'un kaleme aldığı bu yazı, Ashab-ı Kehf kıssasını Kur'an tefsiri, bilimsel bulgular ve kültürlerarası karşılaştırma ekseninde ele alıyor. Tarihsel bağlamdan psikolojik yoruma uzanan geniş bir zemin bu. Hemen o zemine girelim.

Ashab-ı Kehf: Kur'an, Bilim ve Zaman

Mara: Bu yazı tek bir soruyu merkezine alıyor: Kehf Suresi'ndeki mucizevi uyku anlatısı, modern disiplinlerin verileriyle yan yana konulduğunda ne söylüyor? Tarihsel güvenilirlik, astronomik hesaplama, fizyoloji ve psikoloji — hepsi aynı kıssaya yöneltiliyor.

Pip: Yazı, 25. ayetteki o ünlü süre ifadesini doğrudan masaya yatırıyor. Bağlam şu: Güneş ve Ay takvimleri arasındaki fark meselesi. Ayetin ifadesiyle: "Onlar mağaralarında üç yüz yıl kaldılar ve buna dokuz yıl daha ilâve ettiler."

Mara: Bunun pratikte ne anlama geldiğini yazı şöyle açıklıyor: Bir Ay yılı, bir Güneş yılından yaklaşık on bir gün kısadır. Üç yüz Güneş yılı boyunca biriken bu fark tam olarak dokuz yıla karşılık gelir; yani ayet hem Miladi hem Hicri takvimi aynı anda veriyor. Yedinci yüzyıl için son derece ileri görüşlü bir veri.

Pip: Üç yüz yıllık uykunun biyolojik boyutuna gelince — yazı, hibernasyon ve kriptobiyoz kavramlarını devreye sokuyor. Mağara ortamının sabit sıcaklığı, düşük oksijen ve yüksek karbondioksit seviyelerinin metabolizmayı yavaşlatabileceği not ediliyor; ancak bu sürenin doğal yollarla açıklanamayacağı da kabul ediliyor. Bilim "nasıl"ı cevaplayamıyor, "ne kadar"ı ise Kur'an ile örtüştürüyor.

Mara: Tarihsel ve arkeolojik boyutta yazı iki noktaya odaklanıyor. Birincisi, Hristiyanlıktaki Yedi Uyurlar anlatısıyla paralellik — Roma İmparatoru Decius dönemine dayanan bu hikaye, Kur'an'ın önceki vahiy geleneklerini tasdik edip tevhid çerçevesinde yeniden yorumladığını gösteriyor. İkincisi, Tarsus'taki Eshab-ı Kehf Mağarası: 300 metrekare, Bizans'tan Osmanlı'ya uzanan ibadet izleri ve 2010 TÜBİTAK projelerinin manyetik alan ölçümleri.

Pip: TÜBİTAK kesin bir enerji anormalliği tespit edememiş — bu da yazıya göre olayın doğaüstü niteliğini güçlendiriyor. Sonra Jung geliyor.

Mara: Carl Gustav Jung, mağarayı kolektif bilinçdışının metaforu olarak okumuş. Yazıya göre 309 yıllık uyku, fiziksel bir olayın ötesinde psikolojik bir yeniden doğuş sürecini — bireyleşmeyi — simgeliyor. Gençler uyandıklarında farklı bir dünya buluyor; bu, bilincin bilinçdışıyla uzun temasın ardından dönüşerek geri dönüşünü anlatıyor.

Pip: Yani kıssa hem astronomi testini hem arkeoloji testini hem de Jung testini geçiyor. Fena bir performans.

Mara: Yazı tam da bunu söylüyor: bilim "nasıl"ı açıklamakta yetersiz kalsa da "ne kadar" ve "niçin" sorularında Kur'an ile uyumlu veriler sunuyor. Kıssanın disiplinlerin kesişiminde durduğunu vurguluyor.

Pip: Kur'an metinlerinin bilimle diyaloğu burada bitmeyecek gibi görünüyor.


Mara: Ashab-ı Kehf yazısının yaptığı şey aslında şu: tek bir kıssayı çok katmanlı bir soru olarak yeniden çerçeveliyor — tarihsel, fizyolojik, psikolojik.

Pip: Ve her katmanda aynı soru yüzeye çıkıyor: metin ne biliyor, bilim ne biliyor, ikisi nerede buluşuyor? Bir sonraki bölümde başka kavramlar, aynı yöntemle.

ahmetselcuk3917919 adlı kullanıcının avatarı

Egitimci,Ilahiyat ve sosyal arastirmaci. PİRHANOGLUNUN PENCERESİNDEN. Ahmet Selçuk – Biyografi (Pirhanoğlu’nun Penceresi: Kur’an ve Bilimin Işığında Araştırmalar) Ahmet Selçuk, 1956 yılında Erzurum’un Tınazlı Köyü’nde dünyaya gelmiştir. İlkokul eğitimini doğduğu köyde tamamlamıştır. 1963 yılında Ilıca Öğretmen Okulu’nun parasız yatılı bölümünü kazanmasına rağmen, dönemin toplumsal huzursuzlukları nedeniyle ailesi bu eğitimine devam etmesine izin vermemiştir. Bu gelişme, onun eğitim yolculuğunda klasik dinî ilimlere yönelmesine vesile olmuştur. Ailesinin isteğiyle Tınazlı Köyü’nde hafızlık eğitimine başlayan Selçuk, hıfzını tamamladıktan sonra Erzurum Caferiye Medresesi’nde Mehmet Gürgür Hocaefendi’den Kur’ân-ı Kerim kıraatı, makam ve usûl derslerinin yanı sıra Emsile, Bina, sarf ve nahiv gibi temel Arapça ilimleri tahsil etmiştir. 1974 yılında Erzurum İmam-Hatip Lisesi’ne kaydolmuş, 1981 yılında bu eğitimini tamamlamıştır. 1982 yılında Erzurum’un Merkez Kırmızıtaş (Kamber) Köyü’ne İmam-Hatip olarak atanmış ve burada din hizmetlerine başlamıştır. Selçuk’un kariyeri yalnızca dinî hizmetlerle sınırlı kalmamış; üç yıl süreyle gazetecilik, muhabirlik ve köşe yazarlığı yapmış, aynı zamanda edebiyatla ilgilenmiş ve özgün şiirler kaleme almıştır. 1999 yılında Anadolu Üniversitesi’nde Sosyal Bilimler ve İlahiyat önlisans programlarını başarıyla tamamlamıştır. 2002 yılında Almanya’nın Frankfurt kentine Din Görevlisi olarak atanmış; ardından İsviçre’de beş yıl eğitimcilik yapmıştır. Yurt dışı görevlerinde din eğitimi, ahlaki bilinçlendirme ve irşad faaliyetleri yürütmüş; toplumla güçlü bağlar kurarak birçok projeye öncülük etmiştir. Türkiye’ye döndükten sonra Diyanet İşleri Başkanlığı bünyesinde imam-hatiplik, Kur’an kursu öğreticiliği ve Milli Eğitim Bakanlığı’nda Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmenliği yapmıştır. Aynı zamanda Diyanet-Sen Menemen Temsilciliği görevini üstlenmiş, Eğitim Gönüllüleri Derneği’ni kurmuş, ilk ve ortaöğretim düzeyinde ödüllü yarışmalar organize etmiştir. 2011 yılında resmî görevinden emekli olan Ahmet Selçuk, halen İsviçre’de fahri din hizmetleri, eğitmenlik ve irşad faaliyetlerine aktif olarak devam etmektedir. Emeklilik döneminde de bilgi ve birikimini kamuoyuyla paylaşmayı sürdüren Selçuk, “Pirhanoğlu’nun Penceresi” isimli Youtube kanalı ve Wordpress blogu aracılığıyla Kur’an, bilim, eğitim, ahlak ve toplum meselelerine dair özgün içerikler üretmektedir. Evli ve üç çocuk babası olan Ahmet Selçuk, hayatını “okumak, anlamak, anlatmak ve fayda üretmek” ilkesiyle sürdürmektedir.

Bir Cevap Yazın

Kur'an ve Bilimin Işığında Kavramlar-Ahmet Selçuk sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin