Podcast Episode: KUR’AN VE BİLİMİN IŞIĞINDA KAVRAMLAR.

Pip: Ahmet Selçuk'un sitesi şu soruyu soruyor: İman bir inanç beyanı mıdır, yoksa hayata fiilen katılmak mıdır? Tevbe Suresi'nin 105. ayeti bu soruya oldukça net bir yanıt veriyor.

Mara: ahmetselcuk3917919'un bu çalışması, Kur'an ve bilimin kavramsal kesişim noktalarını ele alıyor. Etimoloji, semantik ve çağdaş yorum üzerinden iman, eylem ve hesap bilinci temalarını inceleyeceğiz. Başlayalım.

KUR'AN VE BİLİMİN IŞIĞINDA İMAN, EYLEM VE HESAP BİLİNCİ

Pip: Buradaki temel gerilim şu: Modern dünyada din çoğunlukla bireysel vicdana hapsediliyor, toplumsal ve ahlaki üretimden soyutlanıyor. Bu yazı, Tevbe 105. ayetin tam da bu soyutlamaya nasıl itiraz ettiğini soruyor.

Mara: Ayetin tam metni şöyle: "De ki: Çalışın! Yaptıklarınızı Allah da görecektir, O'nun Elçisi de, mü'minler de. Sonra görüneni ve görünmeyeni bilenin huzuruna döndürüleceksiniz; O da size yaptıklarınızı bir bir haber verecektir."

Pip: Yani bu ayet üç ayrı tanık koyuyor ortaya: ilahi bilgi, peygamberi ölçü ve müminlerin vicdanı. Hesap verebilirlik hem dünyevi hem uhrevi bir zemine oturuyor.

Mara: Çalışma bunu etimolojik olarak da açıyor. "İ'melû" fiili bilinçli, iradeli ve sonuç doğurucu eylemi ifade ediyor; rastgele davranışı değil. Emir kipinde gelmesi ise bu yükümlülüğün geçici değil sürekli olduğunu gösteriyor.

Pip: "Nasip olursa yaparız" diyenlere Kur'an'ın verdiği yanıt bu aslında.

Mara: Tam olarak. Yazı bu noktada kadercilik eleştirisini doğrudan yapıyor: tevekkül eylemsizlik değildir, kader sorumluluğu iptal eden bir mazeret değildir. İnsan önce eyleme çağrılır, sonra sonuçla yüzleştirilir.

Mara: "فَيُنَبِّئُكُمْ" fiili de bu bağlamda önemli. Sıradan bir bilgi aktarımı değil; açıklayıcı, yüzleştirici ve hakikati ortaya koyan bir bildirim anlamı taşıyor. Ahiret bu çerçevede bir ceza alanı değil, hakikatle yüzleşme zemini olarak sunuluyor.

Pip: Ve yazı bunu çağdaş bir kavrama bağlıyor: değer üretimi. "Çalışın" ifadesinin "değer üretin" şeklinde karşılanmasını anlam bakımından isabetli buluyor.

Mara: Evet, bilim, emek, adalet ve toplumsal fayda bu çerçevede amel-i salih kapsamına giriyor. Kur'an'ın amel anlayışı faydasız meşguliyeti değil, insanlığa katkı sunan üretimi esas alıyor.

Pip: Sonuç bölümünde bu fikir çok sade bir formülle kapanıyor: iman kaçış değil katılıştır, iddia değil değer üretimidir. Kısalığı oranında ağır bir cümle.

Mara: Yazının tamamı bu iki cümleye zemin hazırlıyor zaten. Bireysel, toplumsal ve aşkın olmak üzere üç düzlemde kurulan semantik yapı, o sonuca ulaşmak için gerekli bütün adımları atıyor.

Pip: Hesap bilincinden şeffaflığa geçiş de ilginç: modern denetim kameralar ve algoritmalarla sağlanıyor, Kur'an ise vicdan temelli ve sürekli bir gözetim öneriyor.


Mara: İman ile eylem arasındaki bu ilişki, hem bireysel hem toplumsal sorumluluk açısından düşünmeye değer bir çerçeve sunuyor.

Pip: Bir sonraki bölümde bu kavramsal zemin genişlemeye devam ediyor. Takipte kalın.

ahmetselcuk3917919 adlı kullanıcının avatarı

Egitimci,Ilahiyat ve sosyal arastirmaci. PİRHANOGLUNUN PENCERESİNDEN. Ahmet Selçuk – Biyografi (Pirhanoğlu’nun Penceresi: Kur’an ve Bilimin Işığında Araştırmalar) Ahmet Selçuk, 1956 yılında Erzurum’un Tınazlı Köyü’nde dünyaya gelmiştir. İlkokul eğitimini doğduğu köyde tamamlamıştır. 1963 yılında Ilıca Öğretmen Okulu’nun parasız yatılı bölümünü kazanmasına rağmen, dönemin toplumsal huzursuzlukları nedeniyle ailesi bu eğitimine devam etmesine izin vermemiştir. Bu gelişme, onun eğitim yolculuğunda klasik dinî ilimlere yönelmesine vesile olmuştur. Ailesinin isteğiyle Tınazlı Köyü’nde hafızlık eğitimine başlayan Selçuk, hıfzını tamamladıktan sonra Erzurum Caferiye Medresesi’nde Mehmet Gürgür Hocaefendi’den Kur’ân-ı Kerim kıraatı, makam ve usûl derslerinin yanı sıra Emsile, Bina, sarf ve nahiv gibi temel Arapça ilimleri tahsil etmiştir. 1974 yılında Erzurum İmam-Hatip Lisesi’ne kaydolmuş, 1981 yılında bu eğitimini tamamlamıştır. 1982 yılında Erzurum’un Merkez Kırmızıtaş (Kamber) Köyü’ne İmam-Hatip olarak atanmış ve burada din hizmetlerine başlamıştır. Selçuk’un kariyeri yalnızca dinî hizmetlerle sınırlı kalmamış; üç yıl süreyle gazetecilik, muhabirlik ve köşe yazarlığı yapmış, aynı zamanda edebiyatla ilgilenmiş ve özgün şiirler kaleme almıştır. 1999 yılında Anadolu Üniversitesi’nde Sosyal Bilimler ve İlahiyat önlisans programlarını başarıyla tamamlamıştır. 2002 yılında Almanya’nın Frankfurt kentine Din Görevlisi olarak atanmış; ardından İsviçre’de beş yıl eğitimcilik yapmıştır. Yurt dışı görevlerinde din eğitimi, ahlaki bilinçlendirme ve irşad faaliyetleri yürütmüş; toplumla güçlü bağlar kurarak birçok projeye öncülük etmiştir. Türkiye’ye döndükten sonra Diyanet İşleri Başkanlığı bünyesinde imam-hatiplik, Kur’an kursu öğreticiliği ve Milli Eğitim Bakanlığı’nda Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi öğretmenliği yapmıştır. Aynı zamanda Diyanet-Sen Menemen Temsilciliği görevini üstlenmiş, Eğitim Gönüllüleri Derneği’ni kurmuş, ilk ve ortaöğretim düzeyinde ödüllü yarışmalar organize etmiştir. 2011 yılında resmî görevinden emekli olan Ahmet Selçuk, halen İsviçre’de fahri din hizmetleri, eğitmenlik ve irşad faaliyetlerine aktif olarak devam etmektedir. Emeklilik döneminde de bilgi ve birikimini kamuoyuyla paylaşmayı sürdüren Selçuk, “Pirhanoğlu’nun Penceresi” isimli Youtube kanalı ve Wordpress blogu aracılığıyla Kur’an, bilim, eğitim, ahlak ve toplum meselelerine dair özgün içerikler üretmektedir. Evli ve üç çocuk babası olan Ahmet Selçuk, hayatını “okumak, anlamak, anlatmak ve fayda üretmek” ilkesiyle sürdürmektedir.

Bir Cevap Yazın

Kur'an ve Bilimin Işığında Kavramlar-Ahmet Selçuk sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin