AHMET SELÇUK PİRHANOGLU
CUMA HUTBESİ
YARATILIŞ AMACI, SORUMLULUK BİLİNCİ, HESAP VEREBİLİRLİK VE TAKVA
Hutbenin Birinci Bölümü
الحمد لله نحمده ونستعينه ونستغفره ونؤمن به ونتوكل عليه، ونعوذ بالله من شرور أنفسنا ومن سيئات أعمالنا. من يهده الله فلا مضل له ومن يضلل فلا هادي له. وأشهد أن لا إله إلا الله وحده لا شريك له، وأشهد أن محمداً عبده ورسوله.
Aziz Müminler!
Yüce Rabbimiz insanı başıboş, amaçsız ve sorumsuz bir varlık olarak yaratmamıştır. İnsan, yeryüzünde ilahî emanetin taşıyıcısı, iyiliğin temsilcisi ve adaletin şahidi olarak yaratılmıştır.
Rabbimiz Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyurmaktadır:
Zâriyât Suresi 56. Ayet
وَمَا خَلَقْتُ الْجِنَّ وَالْاِنْسَ اِلَّا لِيَعْبُدُونِ
Meali:
“Ben cinleri ve insanları ancak bana kulluk etsinler diye yarattım.”
Bu ayet, yaratılış gayemizin sadece belirli ibadetleri yerine getirmekten ibaret olmadığını; hayatın her alanında Allah’ın rızasına uygun yaşamayı amaçladığını göstermektedir.
Muhterem Müslümanlar!
İnsan, Allah’ın kendisine verdiği akıl, irade ve vicdan sayesinde doğruyu yanlıştan ayırabilecek bir kabiliyete sahiptir. Bu nedenle yaptığı her davranışın sorumluluğunu taşımaktadır.
Kur’an-ı Kerim şöyle buyurur:
Kıyâme Suresi 36. Ayet
اَيَحْسَبُ الْاِنْسَانُ اَنْ يُتْرَكَ سُدًى
Meali:
“İnsan, başıboş bırakılacağını mı sanır?”
Hayır! İnsan başıboş değildir. Her sözümüz, her davranışımız ve hatta niyetlerimiz ilahî kayıt altındadır.
Kaf Suresi 18. Ayet
مَا يَلْفِظُ مِنْ قَوْلٍ اِلَّا لَدَيْهِ رَقِيبٌ عَتِيدٌ
Meali:
“İnsan hiçbir söz söylemez ki yanında onu kaydeden hazır bir gözetleyici bulunmasın.”
Bu nedenle mümin, konuşurken, yazarken, ticaret yaparken, aile hayatında ve toplum içindeki davranışlarında daima sorumluluk bilinciyle hareket eder.
Hutbenin İkinci Bölümü
الحمد لله رب العالمين، والصلاة والسلام على رسولنا محمد وعلى آله وصحبه أجمعين.
Kıymetli Müminler!
Sorumluluk bilincinin en önemli sonucu, hesap verebilirlik şuurudur. Kur’an’a göre dünya hayatı bir imtihan alanıdır ve her insan yaptıklarının hesabını verecektir.
Yüce Allah şöyle buyurmaktadır:
Zilzâl Suresi 7-8. Ayetler
فَمَنْ يَعْمَلْ مِثْقَالَ ذَرَّةٍ خَيْرًا يَرَهُ وَمَنْ يَعْمَلْ مِثْقَالَ ذَرَّةٍ شَرًّا يَرَهُ
Meali:
“Kim zerre kadar hayır işlemişse onu görür. Kim de zerre kadar kötülük işlemişse onu görür.”
Başka bir ayette Rabbimiz şöyle buyurur:
İsrâ Suresi 13. Ayet
وَكُلَّ اِنْسَانٍ اَلْزَمْنَاهُ طَائِرَهُ ف۪ي عُنُقِه۪ۚ وَنُخْرِجُ لَهُ يَوْمَ الْقِيٰمَةِ كِتَابًا يَلْقٰيهُ مَنْشُورًا
Meali:
“Her insanın yaptıklarını kendi boynuna bağladık. Kıyamet günü onun önüne açılmış olarak bulacağı bir kitap çıkaracağız.”
Aziz Kardeşlerim!
Takva, Allah’ın emir ve yasaklarına karşı duyarlı olmak, O’nun huzurunda yaşadığımızın bilinciyle hareket etmektir. Takva sadece korku değil; sevgi, saygı, bilinç, sorumluluk ve kulluk şuurudur.
Yüce Rabbimiz buyuruyor:
Bakara Suresi 197. Ayet
وَتَزَوَّدُوا فَاِنَّ خَيْرَ الزَّادِ التَّقْوٰى
Meali:
“Azık edinin; şüphesiz azığın en hayırlısı takvadır.”
Yine Rabbimiz şöyle buyurur:
Hucurât Suresi 13. Ayet
اِنَّ اَكْرَمَكُمْ عِنْدَ اللّٰهِ اَتْقٰيكُمْ
Meali:
“Allah katında sizin en değerliniz, O’na karşı en çok takva sahibi olanınızdır.”
O halde gerçek üstünlük; makamda, servette, soya veya unvana sahip olmakta değil, takvada, dürüstlükte, adalette ve güzel ahlakta gizlidir.
Değerli Müminler!
Bugün kendimize şu soruları soralım:
- Yaratılış amacımızın ne kadar farkındayız?
- Emanet bilinciyle mi yaşıyoruz?
- Yaptığımız işlerin hesabını verebileceğimizi düşünüyor muyuz?
- Takvayı hayatımızın merkezine koyabiliyor muyuz?
Unutmayalım ki dünya geçici, hesap ise gerçektir. Akıllı insan, hesabı gelmeden önce kendini hesaba çeken insandır.
Hutbe Duası
اللهم اجعلنا من عبادك المتقين، ومن عبادك الصالحين، ومن الذين يستمعون القول فيتبعون أحسنه.
“Allah’ım! Bizleri takva sahibi kullarından, salih kullarından ve sözü dinleyip en güzeline uyanlardan eyle.”
اللهم ارزقنا خشيتك في الغيب والشهادة، وكلمة الحق في الرضا والغضب، والقصد في الغنى والفقر.
“Allah’ım! Gizlide ve açıkta Sana karşı saygı ve sorumluluk bilinci nasip eyle. Hoşnutlukta ve öfkede hak sözü söylemeyi, zenginlikte ve fakirlikte ölçülü olmayı bizlere lütfet.”
اللهم حاسبنا حساباً يسيراً، واغفر لنا ولوالدينا وللمؤمنين والمؤمنات الأحياء منهم والأموات.
“Allah’ım! Hesabımızı kolay eyle. Bizi, anne-babalarımızı, bütün mümin erkek ve kadınları bağışla; yaşayanlarına da vefat edenlerine de rahmet eyle.”
رَبَّنَا آتِنَا فِي الدُّنْيَا حَسَنَةً وَفِي الْاٰخِرَةِ حَسَنَةً وَقِنَا عَذَابَ النَّارِ
“Rabbimiz! Bize dünyada iyilik, ahirette de iyilik ver ve bizi ateş azabından koru.”
إِنَّ اللّٰهَ يَأْمُرُ بِالْعَدْلِ وَالْإِحْسَانِ وَإِيتَاءِ ذِي الْقُرْبَى وَيَنْهَى عَنِ الْفَحْشَاءِ وَالْمُنْكَرِ وَالْبَغْيِ يَعِظُكُمْ لَعَلَّكُمْ تَذَكَّرُونَ
“Şüphesiz Allah adaleti, iyiliği ve yakınlara yardım etmeyi emreder; hayâsızlığı, kötülüğü ve azgınlığı yasaklar. O düşünüp tutasınız diye size öğüt veriyor.” (Nahl, 16/90)
أَقِمِ الصَّلَاةَ
“Namazı dosdoğru kılınız.”
